Füsun Erdoğan’a Yine Tahliye Yok

Gazeteci Füsun Erdoğan ile birlikte 9’u tutuklu 23 sanığın yargılandığı davanın 20. duruşmasında tahliye kararı çıkmadı. 30 Ekim’de gerçekleşecek duruşmada karar çıkabilir.

Gazeteci Füsun Erdoğan’ın sekizinci yıla giren tutukluluğunun 20. duruşması bugün İstanbul Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Duruşmada tahliye kararı çıkmadı.

Kararda, sanıkların büyük çoğunluğunun “örgüt yöneticiliğiyle” yargılandığı davada Füsun Erdoğan’la birlikte 12 sanık hakkında “örgüt üyeliği” suçuna işaret eden 314/2 maddesinde ek savunma hakkı verildi.

Bugünkü duruşmada avukatların savunmalar için hazırlanmak üzere ek süre istemesi nedeniyle Mahkeme Başkanı Ömer Diken karar duruşması için 30 Ekim 2013 tarihini kararlaştırdı. Sanıkların ve avukatların esas hakkında görüşlerini açıklayacağı bu duruşmada karar çıkabilir.

Duruşmayı Basın Enstitüsü Derneği Başkanı ve Gazetecilere Özgürlük Platformu Sözcüsü Kadri Gürsel, Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Turgay Olcayto, Avrupa Gazeteciler Federasyonu’nu (EFJ) temsilcisi Esben Ørberg, Hollanda Gazeteciler Sendikası temsilcisi Mehmet Ülger, Sınır Tanımayan Gazeteciler TürkiyeTemsilcisi Erol Önderoğlu’nun da aralarında olduğu gazeteciler de izledi.

Duruşma salonunda jandarmaların yanı sıra polisler de sanıklarla izleyiciler arasında duvar ördü.

Uzun tutukluluk süreleri

Öğle saatlerinde başlayan duruşmada avukatlar uzun tutukluluk sürelerine dikkat çeken konuşmalar yaptı, tahliye taleplerini yineledi. Mahkeme başkanı Ömer Diken de uzun tutukluluklarla ilgili rahatsız olduklarını açıkladı.

Füsun Erdoğan’ın avukatlarından Ali Sarısoy, uzun tutukluluk süresine dikkat çekti. Delillerin “üretilmiş” olduğunu söyleyen Sarısoy, bununla birlikte mahkemenin bu delilleri kabul etmesi durumunda da Füsun Erdoğan’a “örgüt üyeliği” çıkabileceğini buna göre de tutuklu kaldığı süreyle infazının dolduğunu belirtti.

Avukatların ardından bazı sanıklar söz aldı.

Füsun Erdoğan: Kendimi rehine gibi hissediyorum

Gazeteci Füsun Erdoğan savcı mütaalasının “kopyala-yapıştır” olarak hazırlandığını belirtti, delil olarak dosyada yer alan dökümanların hangi bilgisayarda üretildiklerine ilişkin inceleme yapılmasını istedi. Hakimin önceki duruşmada “Gazetecilik faaliyetinden dolayı yargılanmıyorsun” dediğini hatırlatan Erdoğan, “Eşim de ben de gazetecilik faaliyetinden dolayı değil, suç dosyalarına ismimizin monte edilmesinden dolayı tutukluyuz” dedi.

Füsun Erdoğan eşi İbrahim Çiçek’in tahliyesinden sonra maddi deliller olmaksızın tutuklama kararı verildiğini ve hakkında yakalama kararı olduğunu hatırlattıktan sonra şöyle devam etti:

“Dava süresince tahliyeler oldu, bunlar doğru kararlardı. Benim durumum da onlardan farksız. Kendimi rehine gibi hissediyorum.”

Hollanda Gazeteciler Sendikası temsilcisi Mehmet Ülger, duruşmada görüntü aldığı gerekçesiyle mübaşirin uyarısıyla hakkında işlem yapılmak üzere dışarı çıkarıldı. Mübaşire tepki gösteren bir izleyici de Mahkeme Başkanı’nın talimatıyla salon dışına alındı.

Tutuklu sanık Seyfi Polat’ın konuşmasına “24 Eylül 1996 Diyarbakır Cezaevi Katliamı…” diye başlaması üzerine mahkeme başkanı duruşmaya saat 13.50 itibariyle ara verdi, salon boşaltıldı. Mahkeme kararı daha sonra yazılı olarak açıkladı.

“Kaçma şüphesi”

Tutuklu sanıklar Füsun Erdoğan, Navi Güner, Arif Çelebi, Mehmet Ali Polat, Bayram Namaz, Seyfi Polat, Erkan Özdemir ve Sultan Ulusoy’un tutukluluk hallerinin devam kararının gerekçesinde şu ifadeler yer aldı:

“…üzerlerine atılı suçların niteliği, mevcut delil durumu… ve tüm dosya kapsamına göre sanıkların kuvvetli suç şüphesi altında bulunmaları, atılı suçların CMK 100/3 maddesinde sayılan katalog suçlardan olması, arama ve yakalamalar konusunda bir çoğunun sahte olduğu iddia olunan kimlik ve belgelerle yakalanmış olması nedeniyle kaçacakları ve saklanacakları olgular bulunması, sanıkların atılı suçun ağırlığına göre serbest kalmaları halinde kaçma tedbirlerinin bu aşamada sanıklar açısından kalacağı ve Anayasa’nın 13. Maddesinde ifade olunan ‘ölçülülük’ ilkesi uyarınca sanıklar hakkında hafif koruma önlemi olan adli kontrol tedbiri uygulanmasının yetersiz kalacağı…”

Gazeteciler yargılanıyor

Eylül 2006 yılından itibaren süren, aralarında eski Özgür Radyo Yayın Koordinatörü Füsun Erdoğan, Atılım Gazetesi Genel Yayın Koordinatörü Sedat Şenoğlu, Atılım Gazetesi Yazarı Bayram Namaz’ın olduğu davada 9’u tutuklu 23 sanık bulunuyor.

4 Haziran’daki duruşmada esas hakkında mütalaasını veren Cumhuriyet Savcısı Hüseyin Kaplan eski Özgür Radyo Yayın Koordinatörü ve bianet yazarı Füsun Erdoğan ve diğer 12 sanık hakkında ağırlaştırılmış müebbet hapis, diğer sanıkların da 7 yıl 6 ay ile 45 yıl arasında değişen hapisle cezalandırılmaları istemişti.

Sanıklar,  Marksist Leninist Komünist Parti (MLKP) üyesi olmakla yargılanıyor. (BK)

Advertisements