Füsun Erdoğan’ın Mahkumiyeti ile Neticelenen Yargı Süreci

1-Özgür Radyo yayın yönetmeni Füsun Erdoğan İstanbul Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü tarafından izlenmekte ve takip edilmektedir.

(O dönemin İstanbul Valisi olan ve halen içişleri bakanı olarak görev yapan Muammer Güler operasyon sonrası yaptığı basın açıklamasında sanıkların 2 yıla yakın bir zamandır izlendiğini ve takip altında olduklarını söylemekte olup bu açıklama internet sayfalarında mevcuttur.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 2006/1013 sor. nosu ile soruşturma 2006 yılında başladığına göre Muammer Güler’in basın açıklamasına konu yaptığı takip adli soruşturmaya ilişkin olmayıp hukuk dışı olduğu anlaşılmaktadır.)

2-14.06.2006 tarihi itibariyle MLKP terör örgütünün üye ve yönetici kadrosunu teşkil ettiği düşünülen SEYFİ POLAT,ZABİT İLTÜMÜR,HATİCE BOLAT, ZEKİ GÜRBÜZ,NACİ GÜNER, BAYRAM NAMAZ ve MEHMET ALİ POLAT isimli şahısların CMK 140.maddesi gereği teknik takibine karar verilmiş ve bu karar değişik mahkeme kararları ile uzatılmıştır.(EK:1)

(İstanbul 9.Ağır Ceza Mahkemesinin 14.06.2006 tarih ve 2006/239 D.İş

İstanbul 12.Ağır Ceza Mahkemesinin 11.07.2006 tarih ve 2006/272 D.İş

İstanbul 10.Ağır Ceza Mahkemesinin 07.08.2006 tarih ve 2006/294 D.İş

İstanbul 11.Ağır Ceza Mahkemesinin 14.08.2006 tarih ve 2006/339 D.İş

İstanbul 13.Ağır Ceza Mahkemesinin 21.08.2006 tarih ve 2006/181 D.İş

İstanbul 13.Ağır Ceza Mahkemesinin 28.08.2006 tarih ve 2006/181 D.İş kararları.)

3-İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 2006/1013 Nolu soruşturma dosyası ile ilgili olarak İstanbul 9.Ağır Ceza Mahkemesi tarafından 14.06.2006 tarih ve 2006/238 D.İş kararı ile şüpheli ve müdafiin dosyayı inceleme ve suret alma hakkının kısıtlanmasına karar verilmiştir. (EK:2)

4-Son olarak İstanbul Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü, MLKP terör örgütünün yönetici kadrosunu teşkil ettiğini düşündüğü, SEYFİ POLAT, ZABİT İLTÜMÜR, HATİCE BOLAT, ZEKİ GÜRBÜZ, NACİ GÜNER,BAYRAM NAMAZ ve MEHMET ALİ POLAT isimli şahısların CMK 140.maddesi gereği teknik takip kararının 05.09.2006 tarihinden itibaren bir hafta süre ile uzatılmasını talep etmiştir.

( İstanbul Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şube Müdürlüğünün 04.09.2006 tarih ve 11954 sayılı yazıları)

5-Alınan bu kararlara uygun olarak NACİ GÜNER’in Aydın İli Nazilli İlçesi Ocaklı Köyünde eşi ile birlikte 10 yıldır yaşadığı ev 14.06.2006 tarihi itibariyle teknik araçlarla izlemeye alınmış ve bu izleme 05.09.2006 tarihine kadar yaklaşık üç ay sürdürülmüştür. Teknik takip yapan İstanbul Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü görevlileri günlük olarak fiziki takip tutanakları düzenlemiştir. (EK:3)

DİKKAT EDİLECEK OLURSA 05.09.2006 TARİHİNE KADAR FÜSUN ERDOĞAN HAKKINDA MLKP ÖRGÜTÜ İLE İLGİLİ BİR SUÇLAMA YOKTUR.

ZİRA TEKNİK ARAÇLARLA İZLEME KARARLARINDA YÖNETİCİ OLARAK ADI YOKTUR.

6-İstanbul Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü, 25.08.2006 günü 21.08 ve 20.37 saatlerinde elektronik posta ile gönderildiği belirtilen ihbarı dayanak alarak FÜSUN ERDOĞAN’I örgütün mali işlerden sorumlu yöneticisi olarak değerlendirmiş ve soruşturmaya dahil etmiştir. (EK:4)

(İstanbul Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü 04.09.2006 tarih ve 11953 sayılı yazıları)

  • BU İHBARIN BİR GÖREVLİ TARAFINDAN YOLLANDIĞINI ANLAMAK İÇİN ÇOK ZEKİ YA DA TECRÜBELİ OLMAYA GEREK YOKTUR.
  • İhbar mailinin ilk cümlesinde maili gönderen kişi, devrimci ideolojiyi savunan ve ona uygun yaşamaya çalışan biri olduğunu söylemekte, MLKP örgütünün yurt içi ve yurt dışında illegal yollardan, zorla, gasp ve soygun yaparak para topladığını, bu paraların Füsun Erdoğan tarafından muhafaza edildiğini, yatırıma dönüştürüldüğü ve zaman zaman da iç edildiğini,keyfi harcandığını ileri sürmektedir.
  • Ortada gerçekten örgüt paralarının iç edildiğini düşünen ve devrimci ideolojiyi savunan, ona uygun yaşamaya çalışan biri var ise Füsun Erdoğan’ı MLKP Merkez Komitesine mi şikayet eder yoksa Polis 155 mi.?
  • İhbarın operasyona bir hafta kala yapıldığı düşünüldüğünde zamanlaması da ilginçtir.
  • Bir başka ilginçlikte ihbarın soruşturmaya dahil edilmeyen Füsun Erdoğan ve eşi İbrahim Çiçek hakkında yapılmasıdır.
  • Bu ihbarın içeriği soruşturmayı yapan Cumhuriyet Savcısı tarafından titizlikle araştırılmış olması da bir başka ilginç durumdur.Zira Füsun Erdoğan’ın ve tüm yakınlarının mal varlığı ve banka hesap hareketleri çıkartılarak tek tek incelemiş sonucunda şüpheli bir durum tespit edilememiştir.(EK:17)
  • Bununla da yetinilmemiş hesap hareketlerinde Füsun Erdoğan ile aralarında şüpheli olmasa bile ilişki saptanan Hacı Çiçek, Basri Çiçek, Sabri Meral, Yusuf Çelebi, Metin Kozan, Mehmet Kozan, Nariye Turgut Köroğlu, Hakan Çiçek, Sakine Solhasan, Sinan Gerçek, Semiha Şahin, Sonnur Sağlamer, Nadiye Gürbüz ve Niyazi Armutlu isimli kişiler, MLKP terör örgütüne yardım yataklık suçundan İstanbul 9.Ağır Ceza Mahkemesinin 2009/80 Esas sayılı dosyası ile yargılanmışlar ve ayrı ayrı beraat etmişlerdir.
  • SONUÇ OLARAK BU İHBAR MAİLİNİN GERÇEK DIŞI OLDUĞU BİZZAT ADLİ MAKAMLAR TARAFINDAN TESPİT EDİLMİŞ OLMASINA RAĞMEN FÜSUN ERDOĞAN’IN MALİ İŞLERDEN SORUMLU ÖRGÜT YÖNETİCİSİ OLARAK KABULÜ CİDDİ BİR ÇELİŞKİDİR.

7-08.09.2006 günü Türkiye’nin değişik illerinde yapılan operasyonlar sırasında, FÜSUN ERDOĞAN İZMİR BALÇOVA’da Demokrat Radyo ziyareti sırasında yakalanarak gözleri bağlanmış ve Aydın İli Nazilli İlçesi Ocaklı Köyü bila sayılı tripleks eve götürülerek orada Naci Güner,Fatma Siner,Rukile Erbay,Erhan Ceylan,Sedat Şenoğlu,Ayhan Öcal ve Volkan Okumuş ile birlikte yakalanmış gibi tutanak düzenlenmiştir. (EK:6) (08.09.2006 tarih ve saat 23.00 de düzenlenen Arama,Yakalama ve El Koyma Tutanağı.)

 

  • BU TUTANAĞIN SAHTE OLDUĞUNA İLİŞKİN CİDDİ ÇELİŞKİLER BULUNMAKTADIR. MAHKEME TARAFINDAN BU ÇELİŞKİLERİN GİDERİLMESİNE YÖNELİK HİÇ BİR ARAŞTIRMA YAPILMADIĞI GİBİ SAVUNMANIN BU KONUDA SORUŞTURMANIN GENİŞLETİLMESİNE YÖNELİK TALEPLERİ DE REDDEDİLMİŞTİR.
  • Füsun Erdoğan soruşturmanın tüm aşamalarında ve özellikle yakalama ve gözaltı sırasında alınan adli raporların tümünde başka mahalde yakalanarak bir eve götürüldüğünü söylemektedir. (EK:7) (Diyelim ki Füsun Erdoğan kendini kurtarmak için yalan söylüyor.)
  • Ocaklı Köyünde Füsun Erdoğan ile birlikte yakalandığı iddia edilen Rukile Erbay, Erhan Ceylan, Sedat Şenoğlu, Ayhan Öcal ve Volkan Okumuş’da ağız birliği etmişçesine başka mahalde yakalanarak bu eve götürüldüğünü söylemektedirler. (Her kes aynı anda bu kadar tutarlı bir şekilde yalan söyleyebilir mi.? Burada bir tuhaflık yok mu? Diyelim ki sanıklar yakalanmaları halinde kendilerini kurtarmak için önceden savunma hazırladılar.Bu şekilde yakalanabileceğini düşünerek önlem alan sanıklar, gerçek kimliği ile seyahat eder mi.?Evde ele geçirildiği iddia edilen bilgisayar çıktıları altına gerçek adını yazar mı.?)
  • Füsun Erdoğan’ın yakalandığı iddia edilen Nazilli Ocaklı Köyündeki ev 14.06.2006-05.09.2006 tarihleri arası yaklaşık üç ay boyunca gözetim altında tutulmuş ve bu gözlemler günlük olarak tutanağa bağlanmıştır. Bu tutanakların içinde Füsun Erdoğan’ın ya da diğer sanıkların eve gelip gittiğine dair bir tespit olmadığı gibi operasyonun son üç gününe ait görüntü kayıtları ısrarla istenmesine rağmen Mahkemeye gönderilmemiştir. (EK:3) (Bu durum normal mi.? Teknik araçla izleme yapan görevli gece olduğu için sanıkların eve girdiğini görmedi onun için tespit edemedi diyelim.).
  • Ocaklı Köyü Muhtarı Ali İhsan Demiralay, Ocaklı Köyü sakinleri Yakup Çiftçi, Yalçın Erden, Mehmet Beşir Çiftçi, Bülent Güren, Özal Kulağuz ,Nursel Kulağuz, Şükrü Tanrıverdi ve Ufuk Öztürk, Füsun Erdoğan’ı ve diğer sanıkları daha önce hiç görmediklerini söylemektedirler. Evi 24 saat izleyen kolluk görevlisi ve köyde yaşayan insanlar sanıkların hiç birini eve girip çıkarken görmüyor.(EK:8) (Böyle bir şey olabilir mi.?)
  • 8 kişi müstakil bir köy evinde birlikte kalıyor.Ancak evde yattıklarını ve yemek yediklerine, evin tuvaleti ya da banyosunun kullanıldığına dair bir iz emare yok. İçlerinde mutlaka sigara içen vardır.İçinde sigara izmariti bulunan bir kül tablası bile yok. (Bu durum normal mi.?)
  • Nazilli İlçe Emniyet Müdürlüğü Olay Yeri İnceleme Büro Amirliği tarafından 08.09.2006 günü saat 19.15 sularında sanıkların yakalandığı iddia edilen Ocaklı Köyü bila sayılı evden parmak izi,avuç izi,saç ve kıl örnekleri alarak inceleme yaptırmış,Füsun Erdoğan’a ait parmak izi ya da saç örneği tespit edilememiştir.(EK:9)
  • Ocaklı Köyündeki evde yapılan arama sırasında ele geçirilen 6 adet sim kartının dökümlerinde Füsun Erdoğan’a ait arama kaydı bulunamamıştır.
  • Ocaklı Köyündeki evde yapılan arama sırasında ele geçirilen el yazması dokümanların FÜSUN ERDOĞAN’ın eli ürünü olmadığı tespit edilmiştir.
  • Füsun Erdoğan’ın üst arama tutanağına göre gerçek kimliği ile seyahat ettiği anlaşılmaktadır.(EK:10)
  • Baskın yapılan Ocaklı Köyündeki evin dış kapısında zorlama izi yoktur. Kapı çalındığında ev sahibi tarafından açılması üzerine içeri girildiği anlaşılmaktadır.(Düşünün hava kararmadan MLKP örgütünün hücre evine onlarca araçla baskın yapılıyor, evde illegal toplantı yapan ve örgüt yöneticisi olan çok sayıda kişiler gürültüyü duymadığı gibi gelenlere kapıyı açıp içeri buyur ediyorlar ve hazırladıkları örgütsel dokümanları da imha etmek akıllarına gelmiyor.Size mantıklı geliyor mu.?)

8- Füsun Erdoğan’ın yakalandığı iddia edilen Aydın İli Nazilli İlçesi Ocaklı Köyü bila sayılı tripleks evde yapılan aramalarda;

MLKP örgütüne üye olan kişilerin isim listesi, (Füsun Erdoğan’ın ismi de bu listede bulunmaktadır.)

Altında Füsun Erdoğan parti üye yazılı Hacı Çiçek isimli bir şahısla ilgili istihbari bilgi notu,

Altında Füsun Erdoğan Komite yazılı yoldaşlar başlıklı doküman ele geçirildiği iddia edilmektedir. (EK:11)

  • 11.12.2006 tarih ve 7907 sayılı Ekspertiz Raporuna göre Ocaklı Köyündeki evde yapılan arama sırasında ele geçirildiği iddia edilen, Hacı Çiçek isimli bir şahısla ilgili istihbari bilgi notu ve yoldaşlar başlıklı Füsun Erdoğan Komite alt yazılı örgütsel doküman Füsun Erdoğan tarafından oluşturulmuş ise, bu iki doküman üzerinde Füsun Erdoğan’a ait parmak izi bulunması gerekir.Bu dokümanlar üzerinde füsun Erdoğan’ın parmak izi tespit edilememiştir.(EK:12)
  • Bilgisayar çıktısı olduğu anlaşılan bu dokümanların kaynağı olabilecek CD, bilgisayar harddiski ya da flashdisk ortada yoktur. Bu dokümanlar kimin tarafından, hangi ortamda, nasıl yazıldığı belli değildir. (Bu dokümanların altında Füsun Erdoğan isminin yazılı olması onun tarafından hazırlandığı anlamına gelir mi.?) (MLKP gibi bir örgütün merkez komite üyesi olduğu iddia edilen biri bu şekilde altına gerçek ismini yazdığı bir dokümanı hazırlayarak ortada bırakır mı.? En azından bir kod adının bulunması gerekmez mi.? )
  • Bir kısım sanıkların gerçek isimlerinin bu dokümanların altında yer alırken diğer taraftan sahte kimlikle gözaltına alınmaları, evde bulundukları konusunda bu kadar gizliliğe riayet eden sanıkların dokümanların altına gerçek isimlerini yazmaları tam bir kara mizahtır.
  • Füsun Erdoğan MLKP örgüt yöneticisi olacak ve bu dokümanların altına kod adı yerine gerçek adı ve soyadını yazarak ortalıkta bırakacak bu mümkün mü.?Bu durum hayatın olağan akışına aykırıdır.
  • Her isteyen internet üzerinden her hangi bir örgütün sitesine girerek binlerce dokuman indirip altına istediği kişinin adını yazabilir. Bu dokümanın gerçekten o kişi tarafından hazırlanıp hazırlanmadığının tespiti için hangi bilgisayarda kim tarafından ve ne zaman yazıldığının tespit edilmesi şarttır.

9-İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 2006/1013 Nolu soruşturma dosyası ile ilgili olarak İstanbul 13.Ağır Ceza Mahkemesi tarafından 08.09.2006 tarih ve 2006/399 D.İş kararı ile gözaltına alınan Füsun Erdoğan’ın müdafii ile görüşme hakkı 24 saat süre ile kısıtlanmıştır.(EK:13)

10-Füsun Erdoğan’ın bildirilmesini istemediği şeklinde imzası bulunmayan 09.09.2006 saat 20.30 ,10.09.2006 saat 18.45 ve 11.09.2006 saat 12.50 tarihli tutanaklar tutularak 4 gün gözaltına alındığı bilgisi yakınlarından saklanmıştır.(EK:14)

11-Füsun Erdoğan MLKP silahlı terör örgütünün mali işlerden sorumlu merkez komite üyesi (yönetici) olma suçlaması ile 12.09.2006 tarihinde İstanbul 14.Ağır Ceza mahkemesince tutuklanmıştır.(EK:15)

12-İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 2006/1013 Sor.No,2007/737 Esas, 2007/454 İdd.No ve 17.05.2007 tarihli iddianamesinde FÜSUN ERDOĞAN hakkında MLKP silahlı terör örgütünün mali işlerden sorumlu merkez komite üyesi (yönetici) olmak suçlaması ile kamu davası açılmış,

Anayasayı ihlal suçlaması ile TCK 309/1,3713 S.K.nun 5/1,

Yönetici olmak suçlaması ile TCK 314/1, 3713 S.K. nun 5/1, ve TCK 314/3,220/5 maddeleri (MLKP örgütü tarafından gerçekleştirildiği kabul edilen 160 adet eylem için) uyarınca cezalandırılmasına karar verilmesi istenmiştir. (EK:16)

13-İstanbul 10.Ağır Ceza mahkemesinin 05.11.2013 tarihli 22.oturumunda Füsun Erdoğan’a;

Anayasayı ihlal suçlaması ile TCK 309/1,3713 S.K.nun 5/1 maddeleri uyarınca MÜEBBET HAPİS CEZASI,

Yönetici olmak suçlaması ile TCK 314/1, 3713 S.K. nun 5/1, ve TCK 314/3,220/5 maddeleri UYARINCA MLKP örgütü tarafından gerçekleştirildiği kabul edilen EYLEMLERİN KARŞILIĞI OLARAK TOPLAM 700 KÜSUR YIL HAPİS CEZASI ve yüklü miktarda para cezası verilmiştir.(EK:17)

FÜSUN ERDOĞAN
MÜDAFİİ Av.ALİ SARISOY

Advertisements