Al sana hukuk: Füsun Erdoğan’ın itirazı da reddedildi

Aralarında Veli Küçük’ün de olduğu Ergenekon sanıklarını, haklarındaki gerekçeli karar tebliğ edilmediği için, yattıkları süreyi dikkate alarak serbest bırakan İstanbul 4. Ağır Ceza Mahkemesi, yedi buçuk yıldır tutuklu bulunan ‘Özgür Radyo’nun kurucusu Füsun Erdoğan ve sekiz arkadaşının yargılandığı Marksist Leninist Komünist Partisi (MLKP) Davası’nda tahliye taleplerini reddetti. Karara yapılan itiraz da bugün İstanbul 5. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından reddedildi.

Haber: İSMAİL SAYMAZ – ismail.saymaz@radikal.com.tr

İSTANBUL – Mahkeme, Ergenekon sanıkları ile aynı vasfa sahip olan ve gerekçeli kararları henüz tebliğ edilmeyen Füsun Erdoğan ve arkadaşları için, karar verildiği tarihte tutukluluk süresi on yıl olduğu için sürenin henüz dolmadığını gerekçe gösterdi.
Gazeteci Füsun Erdoğan sekiz yıl önce ‘Gaye Operasyonu’ adı verilen MKLP soruşturması kapsamında içinde eşi İbrahim Çiçek’in de bulunduğu bir grup sanıkla gözaltına alındı. İzmir’de olduğu halde Aydın’a götürülerek, örgütün hücre evinde yakalanmış gibi işlem yapıldı. Hiçbir şiddet eylemine karışmadığı halde yedi yıl tutuklu yargılandı, sonunda “örgüt yöneticisi” olduğu savıyla “anayasal düzeni alaşağı etmek” iddiasıyla mahkum edildi. ÖYM’leri kaldıran ve tutukluluk süresini beş yıla indiren yasanın çıkması ve Anayasa Mahkemesi’nin İlker Başbuğ kararı üzerine avukatları, tahliye için başvurdu. İstanbul 4. Ağır Ceza Mahkemesi, Erdoğan’ın da aralarında olduğu MLKP sanıklarını, “Karar verildiği tarihte tutukluluk süresi on yıl” diyerek, tahliye etmedi. Aynı mahkeme bir gün sonra MKLP’lilerle aynı hukuksal niteliğe sahip Ergenekon sanığı Veli Küçük, Levent Ersöz ve Hüseyin Ataman Yıldırım’ı, “sanıkların sabit ikametgah sahibi oluşu, delillerin toplandığı ve değerlendirildiği, bir tedbir olan tutuklamanın amaçlarının karşılandığı” için serbest bıraktı.
Füsun Erdoğan gazeteciliğe, çok erken bir tarihte, daha 17’sinde, 1979 yılında başlamıştı. Bir süre Hollanda’da üniversite okuyup 1989’da Türkiye ’ye döndü. Uzun süre sosyalist kadın dergileri çıkardı, 1995’te açılan ve halen İstanbul’da yayın yapan Özgür Radyo’yu kurdu. Yaklaşık yedi ay sonra gözaltına alındı, 15 gün boyunca işkence gördü. İleride, yargılandığı bu dava düşecek, fakat işkenvce sanıkları da zamanaşımıyla kurtulacak, Türkiye de 2009 yılında bu yüzden mahkum olacaktı.
Ne var ki bu karar eline ulaştığında Erdoğan, üç yıldır hapiste tutuluyordu. Zira 8 Eylül 2006’da MLKP’ye yönelik olarak gerçekleştirilen “Gaye Operasyonu”nda, eşi İbrahim Çiçek’le birlikte tutuklanmıştı. Erdoğan’ın iddiasına göre, ‘Demokrat Radyo’ faaliyeti için gittiği İzmir’de gözaltına alınmış, Aydın’a getirilmiş, “örgüt evi” olduğu iddia edilen bir adreste gözaltına alınmış gibi tutanak düzenlenmişti. Oysa Erdoğa’ın bu evde yakalandığına dair ne bir delil ne bir tutanak vardı. İddianame hazırlandığında, kim tarafından yazıldığı bile bilinmeyen bir evraktan sorumlu tutulacak, örgütün açık alan önderi olduğu ileri sürülecekti.

Birer gün arayla farklı karar
İstanbul 10. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen dava, yedi yıl sonra, 4 Kasım 2013’te bitti. Aralarında gazeteci Füsun Erdoğan, Arif Çelebi, Bayram Namaz ve Naci Güner’in de olduğu sanıklara TCK’nın 309. maddesi gereğince “cebir ve şiddet yoluyla Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs” iddiasıyla ağırlıştırılmış müebbet hapis cezası verildi. Dört sanık da çeşitli cezalara çarptırıldı. Ne var ki, mahkemece yazıldığı iddia edilen gerekçeli karar, aradan geçen beş aya rağmen sanıklara tebliği edilmedi. Bu nedenle dava dosyası, henüz Yargıtay Ceza Dairesi’ne gönderilmediği için karar kesinleşmedi. Sanık avukatları da bu yüzden tutukluluğa itiraz edemedi.
Bu arada, geçen 6 Mart’ta özel yetkili mahkemeleri kaldıran ve tutukluluk sürelerini beş yıla indiren 6526 sayılı yasanın kabul edilmesi üzerine MLKP Davası sanıkları, tahliye talebi ile başvurdu. İstanbul 4. Ağır Ceza Mahkemesi, 10 Mart’ta talebi reddetti. Heyet, kararında, Yargıtay aşamasında geçen sürelerin tutukluluk süresinden sayılmayacağını, karar tarihindeki yasalara göre tutukluluk süresinin on yıl olduğunu, bu durumda on yıllık sürenin aşılmadığını ve sanıkların “hüküm özlü olduklarını” belirtti. Bu karara yapılan itiraz da bugün İstanbul 5. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Mahkeme ayrı gerekçeyle itirazı reddetti.
Oysa İstanbul 4. Ağır Ceza Mahkemesi, 11 Mart’ta Ergenekon sanıklarından Veli Küçük, Levent Ersöz ve Hüseyin Ataman Yıldırım hakkındaki itirazı değerlendirdi. Heyet, Anayasa Mahkemesi’nin İlker Başbuğ kararına atıfta bulunarak, gerekçeli kararın yazılmamış olmasından ötürü hak mağduriyetinin doğduğunu anımsattı. Ardından “Anayasa Mahkemesi kararında belirtilen gerekçeler, sanıkların sabit ikametgah sahibi oluşu, delillerin toplandığı ve değerlendirildiği, bir tedbir olan tutuklamanın amaçlarının karşılandığı” olgularından hareketle, tahliyelerine karar verdi.

http://www.radikal.com.tr/turkiye/al_sana_hukuk_fusun_erdoganin_itirazi_da_reddedildi-1181901

Advertisements